11.6.11

Sevda dizeleri




Sevda şiirlerinin eskimemesi, herkesin yeniden sevdalanabilmesinde gizlidir. Sevdanın ne yeri ne de yaşı olduğundan her yerde ve her yaşta şiirler yazılmış, nağmeleri inleten notalara söz olmuştur.
Yürek yakan sevda şiirleriyle her zaman sayılı şairlerimizden olmuştur, N­âzım Hikmet. Piraye’ye yazdığı dizeler, dev bir aşkın özlemle tutuşmasıdır. Dizelerden taşan özleminin sıcaklığı dün nasılsa bugün de aynı heyecanı uyandırmaktadır. Üstelik bu şiirler yalnızca Piraye’nin değildir. Kim bilir kimlerin sevgisine ön ayak olmuştur. Nice Nâzımlar nice Piraye’ler çıkarmıştır ortaya…
Hiç unutmam bir arkadaşım Nâzım’ın Piraye’ye yazdığı aşağıdaki satırları ilk okuduğunda “Ne şanslı kadınmış şu Piraye, onun yerinde olmak isterdim,” demişti. Dizeleri her okuyuşumda başka türlü düşünemeyip arkadaşıma hak vermem şiirin gücünü gösteriyor.

Bulutlar geçiyor : haberlerle yüklü, ağır. 
Buruşuyor hâlâ gelmeyen mektup avucumda. 
Yürek kirpiklerin ucunda 
uzayıp giden toprak uğurlanır. 
Benim bağırasım gelir : — «P î r â y e , 
P î r â y e !...» — diye...

İçli duygular güzel söylendiğinde değerlidir. Bu yüzden usta şairlerin şiirleri birer cevherdir. Nâzım’ın yukarıdaki şiirindeki acılı aşkı, aşağıdaki şiirinde yerini aşkın –varsa eğer- mantığına, kanununa bırakır. Ki, aşkın doğasında olan, olması gereken şiirde anlatılanlar değil midir?

Seversin dünyayı doludizgin 
ama o bunun farkında değildir 
ayrılmak istemezsin dünyadan 
ama o senden ayrılacak 
yani sen elmayı seviyorsun diye 
elmanın da seni sevmesi şart mı? 
Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık 
yahut hiç sevmeseydi 
Tahir ne kaybederdi Tahirliğinden? 

Tahir olmak da ayıp değil Zühre olmak da 
hattâ sevda yüzünden ölmek de ayıp değil.

2 yorum:

  1. Çok severim bu şiiri, hoş hepi topu kaç şiir seviyorum ki zaten?

    YanıtlaSil
  2. İnsanın içinde patlayan bir şiir. Hayır, öyle olamaz, "illa sevmeli" demek isterim; ama aklım yukarıdaki gibi söyler.

    YanıtlaSil